O RİZE’NİN EN GÜZEL RENKLERİNDENDİR

RİZELİLERİN ALİ BABASI ALİ BABA ÇİLLİOĞLU O RİZE’NİN EN GÜZEL RENKLERİNDENDİR Fatih Sultan KAR / İST Şehirler, başarılı evlatlarıyla övünür. Rize’nde marka isimleri vardır. Hatıraları yaşadıkları tecrübeleriyle memleketlerinde bir ağırlıkları vardır. Ali Baba Çillioğlu de Rize için öyledir. Rize’nin siyasetinde, sporunda ve ticaretinde emek vermiştir. Renkli heyecanlı haraketli geçen 80 yıllık ömrünün tamamını memleketinde geçirmiş..

Tarih : Okunma : 6 Defa Okundu. Yorum Yap

RİZELİLERİN ALİ BABASI ALİ BABA ÇİLLİOĞLU

O RİZE’NİN EN GÜZEL RENKLERİNDENDİR

Fatih Sultan KAR / İST

Şehirler, başarılı evlatlarıyla övünür. Rize’nde marka isimleri vardır. Hatıraları yaşadıkları

tecrübeleriyle memleketlerinde bir ağırlıkları vardır. Ali Baba Çillioğlu de Rize için öyledir.

Rize’nin siyasetinde, sporunda ve ticaretinde emek vermiştir. Renkli heyecanlı haraketli geçen 80 yıllık ömrünün tamamını memleketinde geçirmiş bir Rize sevdalısı, Rizelilerin Ali Babasıdır o. 2 Nisan 1939 tarihinde Rize ili Fener Mahallesi’nde doğdu. Eğitimi Rize’de tamamladı. Ankara ve Urfa 2. Süvari Birliği Tank Çavuşu olarak vatani görevini yaptı. Evli 5 çocuk babası olan Rize ilinin Renkli ismi Ali Baba Çllioğlu ile hatıraları karıştırdık, geçmişe yolcuğa çıktık.

SOKAKLARDA GAZETE SATTIM

Ticaret hayatına ne zaman ve nasıl başladınız?

12-13 yaşlarında İstanbul sokaklarında gazete, şeker sattım. Askerlik dönüşü Rize’ye geldim. Bu gün Belediye bloklarının olduğu bloklarda 1965 yılında 5 bin lira hava parası vererek Renk Elektrik dükkânını açtım. Daha sonra mütahitliğe başladım. Çay İlkokulu binasını yaptım. Bu gün 80 yaşındayım 68 yıldır ticaretin içindeyim. 1997 yılında Rize Limanı İşletmesini Özelleştirme İdaresinden alarak Liman İşletmeciliğine başladım. Günümüzde aynı işi oğullarım yürütüyor. Benim Rize’de ticarete başladığım yıllarda Rize’de terziler, ayakkabı tamircileri, kasaplar, lokantalar, üç beş tanede bakkal vardı. Bugün değişen ve gelişen dünyada ekonomik dengelerde doğal olarak değişiyor.

RİZELİNİN EKREM ORHON’A VEFA BORCU BÜYÜKTÜR

Merhum Ekrem Orhon ile diyaloglarınız nasıldı?

Ekrem Orhon çok farklı bir insandı. Çok çalışandı. O zamanlar imkanlar daha kısıtlı olsa da işinden keyif alırdı. Sabah erken kalkar mesaiye başlar, geç saatlere kadar Rize’ye neler yapabilirim diye düşünürdü. Ovit tünelinin önemini sürekli anlatırdı. Hatta beni Ovit’e gömün diye vasiyeti vardı. Rize Belediye Başkanlığını Rizeliyle el ele gönül gönül iç içe bir şekilde yaptı. Bu günkü Rize şehri onun doldurduğu denizin üzerindedir. Rizeli ona çok şey borçludur. Cumhuriyet Caddesi, Deniz Caddesi, Sahil şeridi deniz I dolgusu üzerinde kurulmuştur. Bütün bunları belediyenin dar imkânlarıyla yapmıştır. Denizi doldurmuş, doldurduğu alanı satmış tekrar doldurmuştur. Baba Reis Belediye Başkanı iken Erzurum’da vefat etmiştir. Cenazesini karşılamaya Yılmaz Katırcıoğlu ve Vali Namık Günel ile birlikte Ovit’e çıktık. Cenazeyi getirip eski hastanenin morguna bıraktık. Baba Reis’i nereye defnedelim arayışları başladı. Baba Reis’in yeri Rize kalesidir oradan Rize’yi ruhu seyreder mantığı ile orada defnetmeye karar verdik. Hepimizin bildiği gibi de “Denizi kara, karayı para eden adam” olarak tarihe geçmiştir. Merhumla yaşadıklarımızı anlatmaya kalksam bir kitap olur.

SİYASETTE HİÇ BİR ZAMAN AYRIMCI OLMADIM

Bir dönem Rize siyasetinde boy gösterdiniz. O süreci anlatırmısınız?

1967 yılında kurulan Turhan Feyizoğlu’nun Genel Başkanı olduğu Güven Partisi’nin Rize İl Başkanlığına atandım. Bu görevim 12 Eylül 1980 darbesiyle son buldu. Daha sonra kurulan Halkçı Parti’de il başkanlığı görevini 1,5 yıl sürdürdüm. Milletvekili adayı oldum. Siyasette hiç bir dönem ayrımcı olmadım. Her koşulda Rize için siyaset yaptım. Bunu bütün Rize halkı bilir. Daha sonraki süreçte siyaset gençlerin işi diyerek ben kendi ticaret hayatıma geri döndüm. Rize’ye hizmet aşkım beni bırakmadı bu kez 1994 seçimlerinde de kendi oturduğum Fener Mahallesine muhtar oldum. Dört yıl süreyle Fener Mahallesi muhtarı olarak hizmet ettim yaptım. Bize gelen her Rizelinin derdi ile ilgileniyoruz. Ayrıca Rize Polisi Güçlendirme ve Yardım Vakfı ikinci başkanlığı Çay İlkokulu ve Zihni Derin Ortaokulu Aile Birliği Başkanlıkları, Fener Mahallesi Camii Yaptırma Vakfı Başkanlığı yaptım.

RİZELİYLE AĞLADIM RİZELİYLE GÜLDÜM

Futbola ilginiz nasıl başladı. Rizespor Başkanlığı yaptınız birazda bu konulara değinelim

Gençlik yıllarımda Rize Fener Gençlik Kulübü’nde futbol oynadım. Rizespor’un kuruluş süreci ve yaşanan sıkıntıların canlı tanığıyım. Bizim zamanımızda şartlar koşullar daha zordu. Kuruluşundan beri içinde yer aldığım 11 numaralı üyesi olduğum Rizespor kayyuma kalma durumuyla karşı karşıya kalmıştı. O süreçte görev aldık. Biz Rizespor için elimizi cebimize atardık. Gerekirse sokakta para toplardık. Rizespor’a büyük emekleri geçmiş İsmet Sevimli, varını yoğunu Rizespor’a harcayan Bahattin Coşkun unutulmamalıdır. Güler yüzlü bonkör bir adamdı. Bana kamplardan sorumlu müdürlük görevi vermişti. Kardeşim Hasan Basri Çillioğlu’nun başkanlığındaki yönetimde (23 Haziran 1990-30 Mart 1991) görev aldım. As Başkanlık ve Genel Kaptanlık görevlerinde bulundum. Birçok deplasman maçına ‘Edirne’ye Urfa’ya takımı götürdüm. Kırk yıl Rizespor’da yönetim kurulu üyeliği yaptım. 13 Ocak 1996 yılında Rizespor’a başkanlığa seçildim. Benim yönetimimde Fehmi Ekşi, Oğuz Tiryaki, Ömer Şan, Hayri Çelik, Nafiz Kurt, Naci Selimoğlu, Osman Çelik, Sedat Toprak, Hüseyin Erbaş, Kemal Özkan, Selahattin Yılmaz, Bayram Ali Büyük, Halil İbrahim Çağatay vardı. Benim başkanlığımda oynadığımız 18 maçta içerde ve dışarıda puanlar aldık. Maddi imkânsızlıklar yüzünden olağanüstü kongreye giderek yönetimi devrettim. Spor dünyası bambaşka bir dünyadır. Çok iyi günler ve çok güzel dostluklar kurdum spor sayesinde. Yendiğimizde Rize halkıyla sevindik, yenildiğimizde Rize halkıyla beraberce üzüldük. O günleri unutmak mümkün değil. Ben bugün Ali Baba isem Rize halkının sayesinde Ali Babayım.