MÜFTÜLÜK’DEN MEVLİD-İ NEBİ İLE CAMİLER VE DİN KONFERANSI

MÜFTÜLÜK’DEN MEVLİD-İ NEBİ İLE CAMİLER VE DİN KONFERANSI Rize İl Müftülüğü “Mevlid-i Nebi ile Camiler ve Din Görevlileri Haftası” etkinlikleri kapsamında “Peygamberimiz, Cami ve İrşat” konulu konferans düzenledi. HABER: BAYRAM ALİ KAVALCI Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi Konferans Salonunda gerçekleştirilen program Kur’an-ı Kerim tilaveti ve İl Müftüsü Naci Çakmakçı’nın açış ve selamlama..

Tarih : Okunma : 7 Defa Okundu... Yorum Yap

MÜFTÜLÜK’DEN MEVLİD-İ NEBİ İLE CAMİLER VE DİN KONFERANSI

Rize İl Müftülüğü “Mevlid-i Nebi ile Camiler ve Din Görevlileri Haftası” etkinlikleri kapsamında “Peygamberimiz, Cami ve İrşat” konulu konferans düzenledi.

HABER: BAYRAM ALİ KAVALCI

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi Konferans Salonunda gerçekleştirilen program Kur’an-ı Kerim tilaveti ve İl Müftüsü Naci Çakmakçı’nın açış ve selamlama konuşmasıyla başladı. Program Diyanet İşleri Başkanlığı’nca hazırlanan sinevizyon gösteriminin ardından Rize İl Müftülüğü ilahi grubunun ilahi dinletisiyle devam etti.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Şaban Kondi konferansında; Hz. Peygamber, Cami ve İrşat kavramlarını 3 ana başlık halinde ele alarak, insanoğlunun başıboş yaratılmadığını, Allah’a karşı sorumlulukları olduğunu ifade ederek davet metodunu Rasulûllah’ın hayatından canlı örneklerle anlattı.

Genel Müdür Kondi, “Davetlerin en güzeli insanları Allah’a, Resulüne ve iyiliğe davet etmektir. Hikmetle, sevgiyle, sünnetle, bilgiyle ve güzel sözlerle insanları davet etmeliyiz. Resulûllah’ın tebliğ metotlarından biri de ihtiyaç kadar konuşmak ve çok dinlemekti. Günümüzde dinlemek, güven vermek, muhataba zaman ayırmak en büyük tebliğ ve irşat çeşitlerindendir. Günümüzde en önemli tebliğ ve irşat faaliyeti olarak gelene anlatma değil, giderek yerinde insanlara İslam’ı anlatmaktır. Bu noktada din görevlilerimize çok büyük görev düşmektedir. Tebliğ ve irşatta göz ve söz hizasına dikkat etmeliyiz. Peygamberimiz tebliğde bulunurken muhatabı çocuksa onun hizasına eğilir, yaşlıysa onun önünde oturur ve gözünün ortasına bakarak konuşurdu. Bu din sadece söz dini değildir, söylediklerimizi fiili olarak ta yaşamalıyız. Din sokaktan, gazetelerden öğrenilmez. Dini ehil insanlardan, Kur’an ve Sünnet çerçevesinde sahih bilgiyi anlatanlardan öğrenmeliyiz, dini istismar edenlerden değil. Bu güzel dini insanlara anlatmak için yeniden seferber olmalı, ötekileştirme, nefret ve yargılama olmadan kucaklayıcı, merhametli, nezaket ve gelecek vaat eden bir üslupla dinimizi anlatmalıyız. Din Görevlilerimiz bulunduğu mahalde hiçbir ayrım gözetmeksizin herkese ulaşmalı, sevgi ve merhamet dili ile herkesi kucaklamalı, özellikle gençlere zaman ayırıp sıkıntılarını dinlemelidir.” ifadelerinde bulunarak Asr-ı Saadet’ten verdiği çeşitli örneklerle sözlerini tamamladı.

Program sonunda Camiler ve Din Görevlileri Haftası yarışmalarına katılıp dereceye giren görevliler ile Kur’an Kursu öğrencileri arasında düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere hediye takdim edildi.

İlk yorumu siz yazın