80 li yılların ortaları..

  80li yılların ortaları… İzmir’de Güneş Gazetesinde çalışıyorum… Bir hafta sonu O’nunla birlikte Denizli’de maça gidiyoruz… Uçağın olmadığı yıllar… Mecburen karayolu… Otoban da yok… 4 x 4 de…: https://www.haberimrize.com/80-li-yillarin-ortalari/ 4 saat gidiş, 4 saat dönüş… O arkada, ben önde şöförün yanında… Yol boyu futbol, gırgır, şamata… Birara bağırdı.. “Sağa çek abi” Çektik… Bir çiçekci dükkanı… Dışarıda..

Tarih : Okunma : 21 Defa Okundu... Yorum Yap

  80li yılların ortaları…

İzmir’de Güneş Gazetesinde çalışıyorum…
Bir hafta sonu O’nunla birlikte Denizli’de maça gidiyoruz…
Uçağın olmadığı yıllar…
Mecburen karayolu…
Otoban da yok…
4 saat gidiş, 4 saat dönüş…
O arkada, ben önde şöförün yanında…
Yol boyu futbol, gırgır, şamata…
Birara bağırdı..
“Sağa çek abi” Çektik…
Bir çiçekci dükkanı…
Dışarıda yüzlerce saksıda çeşit çeşit çicek…
İndi…
Çiceklerin hepsine tek tek baktı…
Ama birini uzun uzun inceledi…
Kokladı…
Toprağını yokladı…
Sonra dükkan sahibini çağırdı…
“Bu çicek sulanmamış abi” dedi…
“Bu çiceği sula…
Dönüşte bakacağım…”
Dükkan sahibinin şaşkın bakışları arasında tekrar yola koyulduk…
Denizli’de maçı izledik…
Gazeteye yorumlarımızı yazdırdık…
Dönüşte yine uğradık çicekciye…
Yine baktı o çiçeğe…
Yine dükkan sahibini çağırdı…
“Sulamışsın abi” dedi…
Sonra sordu…
Evli misin..?
Evet…
Al bu parayı, bu akşam karına çicek götür…
Estağfurullah..!
Olur mu öyle şey abi…
Olur abi…
Ben ne diyorsam sen onu yap…
Zorla bir miktar parayı çiçekçinin cebine koydu…
Tekrar yola koyulduk…
Arkaya oturdu…
“Sevdim bu çiçekçiyi abi” dedi…
Bir saat falan yol aldık, karnımız acıktı…
“Aç ayı oynamaz abi” dedi…
Yol üstü bir salaş meyhanede durduk…
Köfte, piyaz ve rakı…
Demlenirken içeriye bir milli piyangocu girdi…
Baktı piyangocuya…
“Bana onluk bir seri ver abi “dedi,
“Ama param yok, sonra veririm”
Piyangocu “Canın sağ olsun kaptan…
Senden para isteyen mi oldu..?”diye cevap verdi…
Yüzünde bir tebessüm belirdi…
“Seni denedim ben abi” dedi
Biletleri aldı, parasını ödedi…
Sonra piyangocuyu masaya oturttu…
Hal hatır sordu…
Bir duble rakı ve köfte ikram etti…
Adamı uzun uzun dinledi…
Sonra birden…
“Meyhanede herkese benden birer piyango bileti ver abi “dedi
Piyangocu biletleri, O da paraları verdi…
Yedik, içtik, güldük…
Karnımız doydu, tekrar yola koyulduk…
Arkaya oturdu…
“Piyangocuyu sevdim abi” dedi…
Sonra uyumaya başladı…
Arabayı aynı zamanda foto muhabirliğimizi yapan,
Mustafa Yurt sürüyordu…
Ben bir yandan Mustafa ile sohbet ederken,
Bir yandan arkada uyuyan,
O’nun çiçekçi ve piyangocuya yaptıklarını düşündüm yol boyu
İzmir’e vardığımızda hala uyuyordu…
Evine bıraktık…
O güzel adamdı…
Adam gibi adamdan öte…
O özel adamdı…
O halkıyla yaşayan, halkıyla sevinen, halkıyla üzülen adamdı…
Kimse korkudan etliye sütlüye karışmazken,
O Deniz Gezmişler için imza toplayan adamdı…
O bir kraldı…
Bugünün yaldızlı yıldızlı şeytanlarına örnek ola…
#MetinOktay Anısına saygıyla…
ALINTI

İlk yorumu siz yazın

betnis giriş
betnis
yakabet giriş